Hayallerinin Peşinde Ol

25 Kasım 2017 Genel 0 Comments

20171121-MGE_5148

Sevdiğiniz işi mi yapıyorsunuz? Cevabınız “Evet” se çok ama çok şanslısınız. Ne kadar önemli bir soru aslında değil mi? Sevdiğin işi yapmak ve istediğin yerde yaşamak! Bu ikisi bence günümüzde mutluluğun kilit noktalarının başında geliyor bence. Derler ya; sevdiğin işi yaparken hiç çalışmazsın diye. Çok doğru aslında…

Eminim çoğunuz plazalarda, kurumsal hayatta sıkılmış, yorulmuş, bıkmışsınız. Ben de öyleydim. Taa ki her şeyi bırakıp kendi yolumu bulana kadar…

Zaten hayatta hep cesur kararlarım oldu benim. Bazıları yanlıştı elbet ama çoğunda iyi ki dedim. Kurumsalı bırakmak da en büyük “iyi ki”lerimden.

Lise yıllarımda tiyatrocu olmak en büyük hayalimdi. Bir iki semtin kültür merkezinde oyun sahneleyince iyice emin oldum, ben tiyatrocu olmalıydım! Gel gör ki baba faktörüm vardı:) Başına buyruk hareket edemezdim. Doğru dürüst bir üniversite okumalıydım. İktisatı kazanınca da gitmemek çok ütopik olacaktı elbette benim için. Okuduğum bölümü hiç sevmedim. Ne işim vardı benim burda? Sanatla ilgilenmeliydim ben!

Sonra hayat işte, okul, yurt dışı derken döndüm geldim ve iyi bir firma da işe başladım.

İlk zamanlar güzeldi. Hayata atılmıştım artık. Ama 10 yıl dayanabildim. Şirketimin lokasyon değiştirip iyice uzağa taşınması daha da çile olmuştu. Hayatımın yarısı trafikte ve yollarda geçiyordu. 10 yıl sonra daha birçok sebep bir araya geldi ve gözümü kararttım. Eşimin mesleği olan fotoğrafçılığa başladım.

Herkes “Ne güzel gözün var, çektiğin fotoğraflar harika!” dedikçe yeniden doğuyordum:) Hayatta daha önce hiç farketmediğim bir sürü güzelliği farketmeye başladım. Doğa, renkler, yer, gök herşey, herşey ne kadar da güzeldi. Çok alakasız bir şey de bile farklı güzellikler görmeye başladım. Hayatıma yeni bir ışık, farkındalık gelmişti.

Çalışma saatlerim değişikti artık. Bazen gece çalışıyorum, bazen hiç çalışmıyordum, bazen bir doğuma tanık olacaksam gecenin 3 ünde çekimde oluyordum. Yani hala öyle:) Evet bu da yorucuydu ama bu bendim. Kendimi, duygularımı ifade edebileceğim bir işi yapıyordum artık. Belki tiyatrocu olamadım ama sanatın bir köşesinden tuttuğum için mutluyum.

Çok mutluyum hem de…

Eğer mutsuzsanız, hayat gerçekten tat vermiyorsa size herşeyi en baştan tekrar düşünün. Biraz cesaret kötü bir şey değil. Elbette her an her şeyi yapamayız ama en azından hayalleriniz için bir plan program yapın. Şimdi olmaz ama 2 sene sonra yapacağım deyin.

Mesela benim diğer büyük hayalim Bozcaada’da yaşamak. Şimdi olamıyor belki ama geleceğim içim bunu planlıyorum. Hayal etmek de planlamanın bir kısmı bence:) Körü körüne teslim olmayın mutsuzluğunuza. Hayat gelip geçiyor! İstediğimiz gibi yaşamalı, en azından çabalamalıyız!

Hepinize sevgiler…